Yıllar süren araştırmalar
sonucunda oluşturulan bu albüm,
Van Gölü Havzasında bulunan, 16 merkezdeki 113 yapıya ait 600?ü
aşkın fotoğraftan oluşmaktadır. Çok az kişinin yerinde inceleme
olanağı bulduğu eserler, mümkün olduğu kadar çok sayıda
fotoğrafla ayrıntılı bir şekilde tanıtılmaya çalışılmıştır.
Fotoğraflarla birlikte tanıtıcı bilgilerin de yer aldığı albüm,
bu alanda araştırma yapacak olan araştırmacılar için yararlı bir
kaynak, eserleri yerinde görmek isteyen ziyaretçiler için de,
iyi bir rehber olacağı kanaatindeyiz.
Van Gölü çevresindeki yerleşim
merkezlerinin geçmişine ışık tutan bu çalışma, aynı zamanda doğa
ve insan faktörüyle gün geçtikçe tahribata uğrayan çok sayıdaki
kültür varlığımızın belgelenmesi ve gelecek kuşaklara
aktarılması açısından da ayrı bir önem taşımaktadır.
Van Gölü Çevresi Mimarlığı
Hakkında Ön Bilgi
Van ve çevresinde yapılan
arkeolojik kazılar ve yüzey araştırmaları, bölge tarihinin Geç
Paleolitik dönemin sonlarına kadar gittiğini, Kalkolitik
devirden itibaren de, bölgede kesintisiz bir kültürün varlığını
ortaya koymuştur.
Çok tanrılı dini inanışları olan
Urartululara ait eserler ile, Hıristiyan ve İslâm mimarisine
özgü eserlerin bir arada bulunduğu Van Gölü Havzası, kültürel
zenginliğimizi gözler önüne seren, ülkemizin önde gelen
ender coğrafyalarından birisidir.
Tarih öncesi çağlara kadar uzanan
bir geçmişe sahip olan bölgede, farklı kültüre ait çok sayıda
topluluk yaşamış olmasına karşın, bölgeyi yüksek bir medeniyet
düzeyine ilk çıkaran Urartulular olmuştur. Van?ı, kendilerine
başkent seçmiş olan bu uygarlık, yayılım alanı gösterdikleri
hemen her yerde, başta mimari alanında olmak üzere, pek çok
başarıya imza atmışlardır. Demir Çağ Anadolu?suna damgasını
vurmuş çağdaşı diğer uygarlıklarla birlikte, Anadolu?nun
gelişmesine katkı sağlayan Urartuların bölgedeki faaliyetleri,
tarih sahnesinden çekildikleri M.Ö. 6. yüzyılın başlarına kadar
devam etmiştir. Urartulardan sonra, bölgede yaşayan
halkların siyası anlamda tam bağımsız olmayışları ve bölgedeki
iktidar çekişmeleri, bölgede imar alanında yaklaşık 1500 yıllık
bir duraklamaya neden olmuştur. M.S.10.yüzyılın başlarına kadar
devam eden bu süreçte, ciddi anlamda bir yapılanma
yaşanmamıştır. Van ve yöresinde yaşanan bu imarsız dönem, iç
işlerinde serbest, dış işlerinde Abbasilere bağlı bir prenslik
olan Vaspurakan Prensliği dönemine kadar sürmüştür. Türklerin
Anadolu?ya gelmesiyle birlikte, bölge, Türk-İslam mimarisi
sentezli yeni bir yapılaşma sürecine girmiştir. Özellikle 12.
yüzyıldan sonra etkili olan bu süreç, günümüze kadar devam ede
gelmiştir.
* Van Gölü Havzasında bulunduğu
halde, albümde yer almayan diğer merkezlerdeki eserlere ait
fotoğraflar, siteye daha sonra eklenecektir.
Yararlanılan Kaynaklar
? BACHMAN, Walter, Kırchen Und
Moscheen In Armenıen Und Kurdistan. Leipzig, 1913
? BAŞAK, Oktay, Bahçesaray?daki
Mimari Eserler (YYÜ.SBE Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi)
Van,1997.
?
Cumhuriyetin 75.Yılında
Van, Ankara, 1998.
? ÇİLİNGİROĞLU, Altan, ?En Eski
Çağlardan Urartu Krallığı?nın Sonuna Kadar Van? Van,
İstanbul, 1995.
? ERZEN, Afif, Doğu Anadolu ve
Urartular, Ankara, 1992.
? GÜZELOĞLU, Selçuk, Tanrı
Haldi?nin Başkenti, İstanbul, 1996.
? LYNCH, H.F.B.Armenia Travels
and Studies II, Beirut. 1965.
? ULUÇAM, Abdüsselam, Ortaçağ ve
Sonrasında Van Gölü Çevresi Mimarlığı I Van, Ankara, 2000.
? ULUÇAM, Abdüsselam, Ortaçağ ve
Sonrasında Van Gölü Çevresi Mimarlığı II Bitlis, Ankara, 2002.
? ULUÇAM, Abdüsselam, Eski Erçiş-Çelebibağı
Mezarlığı ve Mezar Taşları, Ankara, 2002.
Tüm Hakları Saklıdır ©