Anadolu Selçuklu Döneminde Van


    Alaaddin Keykubad I., Celaleddin Harzemşah'ın Do,ğu Anadolu Bölgesini karışıklık içerisinde bırakması sonucu, Moğol akınlarını önlemek üzere Kemaleddin Kâmiyar'ı Ahlat ve Bitlis çevresine sefer yapmak üzere görevlendirmişti. Kâmiyar: Ahlat, Bitlis, Van, Adilcevaz ile diğer bütün kale ve şehirleri fethederek durumu Sultana bildirmişti. Sultan bunların imar ve idaresi için devlet adamları ve memurlar göndermiştir.

    Van ve yöresinin Anadolu Selçukluları egemenliğine geçmesinden sonra, yerli beylerin burada tabü ,olarak yaşadığı ileri sürülmektedir. XIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, İlhanların bölgeye zaman zaman gel dikleri ve Argun Han (1294-1291) zamanında Van Gölü'nün kuzey doğusundaki Aladağ'ın bunların yaylakları olduğu bilinmektedir. Bu sırada Van Kalesi'ne Hakkari Beyleri egemen durumda idi. Bu asırda Vanbir kale, Vastan ise orta bir şehir durumunda idil hanlı Dönemi Kara koyunluların bölgeye hakim olmalarına kadar Van havalisinde sürekli olarak İlhanlılar ile yerli beylerin hakimiyet kavgası olmuştur. İlhanlılar yaptıkları akınlar sonucu Van ve yöresinde kısa süreli bir egemenlik kurmuşlardır. Bu yıllarda Van ve yöresi İlhanlıların, Hakkari tarafları ise çobanlıların idaresinde kalmıştır. İlhanlılardan Arpa Han /1337' H. 738)'de, Süleyman Han ise (1340H. 741)'de Ahlat'ta para bastırmışlardır.

    Ebu Sa'id Bahadır Han'ın ölümünden sonra (1335) Doğu Anadolu Bölgesinde İlhanlıların egemenliği çözüldü. Hulagu Han'dan itibaren, Doğu Anadolu Bölgesi, iki askeri eyalete ayrılmıştır. Bunlardan biri merkezi Musul olan, Musu1, Mardin ve Diyarbekir yörelerini içine alan eyalet, diğeri ise merkezi Ahlat olan ve Van bölgesini içine alan eyalet idi. ilhanlıların Diyarbekir Valisi Hacı Tugay ve onun yeğeni İbrahim Şah arasında bölgede hakimiyet kurma kavgası başlamıştı. Bu mücadele esnasında Kara koyunluların, Hacı Tuğay'ı Ak koyunluların ise İbrahim şah tarafını tuttuğu anlaşılmaktadır. Nitekim kısa bir süre sonra Hacı Tugayın tasarrufundaki Musul, Van Gölü çevresi ve Erzurum Havalisinin Kara koyunluların, İbrahim Şah tasarrufundaki Diyarbekir'in ise Ak koyunlu egemenliğine girdiği görülecektir.