Türkiye yüzölçümünün 1/5'ini kaplayan alanıyla coğrafi bölgelerimiz içerisinde en büyüğü olan Doğu Anadolu'ya coğrafi karakterini kazandıran etmenler, onun yüksek, engebeli ve denizden uzak oluşudur. Türkiye'nin ortalama yüksekliği 1132 m. olduğu halde Doğu Anadolu'nunki 2000 m. 'ye ulaşır. Türkiye'nin çatısı olarak değerlendirilen bu bölgenin alçak ova ve havzalarından bazıları, iç Batı Anadolu'daki bir kısım dağların dorukları seviyesindedir.
Doğu Anadolu'nun diğer önemli bir özelliği de kıyıya paralel uzanan Toros ve Kuzey Anadolu da dizilerinin bu bölgede sıkışarak, adeta bir demet oluşturur şekilde, birbirine bitişmiş olmalarıdır. Ancak bütün bunlara bakarak Doğu Anadolu'nun bütünüyle dağlık bir bölge olduğunu düşünmek doğru olmaz... [ Yazının devamı için tıklayın... ]
Van Ovası ve yakın çevresi Doğu Anadolu Bölgesi'nin Van Bölümü'nde, tektonik ünite olarak ise Toros Orojenik Kuşağı'nın doğu bölümünde yer almaktadır. Doğu Anadolu Bölgesinin bir alt bölümünü teşkil eden Van Bölümü morfolojik bakımdan üç üniteye ayrılabilir. Bunlar; Van Gölü'nü güneyden bir duvar gibi kuşatan Güneydoğu Toroslar, doğuda ortalama yükseltisi güneye nazaran daha alçak olan Van Dağları, batı ve kuzeyde ise kuzeydoğu -güneybatı doğrultusunda bir hat üzerinde yer alan volkan konileridir.[ Yazının devamı için tıklayın... ]
Van Gölü çevresinin dikkati çeken tarafı, az yağışlı bir bölge olmasına rağmen su bolluğunun bir ifadesi olan göller yönünden zengin oluşudur. Bunun nedeni tektonik ve volkanik faaliyetlerin oluşturduğu morfolojik yapıdır. Sayıları 10'u aşan irili ufaklı bu göllerden Van, Erçek ve Nazik Gölleri, tektonik hareketlerin hazırladığı çöküntü alanlarına yerleşmiş akarsuların önlerinin volkanik setlerle tıkanması sonucu oluşmuşlardır. Bunlardan sularını Sufresor (Yeni köprü) deresi vasıtasıyla Van Gölü'ne akıtan Nazik C7ölü'nün sulan tatlı olduğu halde birer kapalı havza teşkil eden Van ve Erçek Göllerinin suları tuzludur. Suları tatlı olan Nemrut ve Aygır Gölleri volkan kraterleri içerisinde oluşmuşlardır. Buna karşılık Arin Gö1ü (Sodalı Göl), Van Gölü'nden dar bir allüviyon seddi ile ayrılmıştır ve suları tuzludur. Havzada yer alan Turna (Keşiş), Gövelek (Ermanis) ve Sultan Gölleri gibi bir kısım göller ise Urartulardan kalma eski baraj gölleridir.[ Yazının devamı için tıklayın... ]
Van'da çok çeşitli toprak türlerine rastlanır. İlin doğu kesiminde kestane rengi ve kahverengi topraklar, kuzeyinde kireçsiz kahverengi topraklar geniş alanlar kaplar. İldeki başlıca toprak türleri bunlardır. Bu topraklar il topraklarının %60'mdan çoğunu oluşturmaktadır. Kireçsiz kahverengi topraklar ilin kuzeyinde dış püskürük ana kaya üzerinde gelişmiştir. Bu topraklarda fosfor oranı orta ve yüksek düzeydedir. Kireçsiz kahverengi topraklar çayır ve orman kuşakları arasında kalmaktadır. Bu topraklar 670 mm ve daha çok yağış düşen alanlarda oluşmuştur.[ Yazının devamı için tıklayın... ]
Doğu Anadolu, İç Anadolu ile İran arasında, büyük bir kısmı doğal orman sahasına dahil bir ada gibi yükselir. Bu durum iç Anadolu ve İran'a göre Doğu Anadolu'nun daha nemli olmasından kaynaklanır. Ormanların alt sınırı her şeyden önce nemlilik derecesine bağlıdır. Bu sınır bölgenin batısında 1100-1400 m. iken, doğusunda 1800-1900 m. ye kadar çıkmaktadır. Bölgenin başka bir özelliği de ormanların üst sınırının çok yüksek olmasıdır. Bölge batısında ormanların üst sınırı 2400 m., doğusunda ise 2800 m. kadardır...[ Yazının devamı için tıklayın... ] Başa Dön |
|||||||||||

Türkiye yüzölçümünün 1/5'ini kaplayan alanıyla coğrafi bölgelerimiz içerisinde en büyüğü olan Doğu Anadolu'ya coğrafi karakterini kazandıran etmenler, onun yüksek, engebeli ve denizden uzak oluşudur. Türkiye'nin ortalama yüksekliği 1132 m. olduğu halde Doğu Anadolu'nunki 2000 m. 'ye ulaşır. Türkiye'nin çatısı olarak değerlendirilen bu bölgenin alçak ova ve havzalarından bazıları, iç Batı Anadolu'daki bir kısım dağların dorukları seviyesindedir.
Van Ovası ve yakın çevresi Doğu Anadolu Bölgesi'nin Van Bölümü'nde, tektonik ünite olarak ise Toros Orojenik Kuşağı'nın doğu bölümünde yer almaktadır. Doğu Anadolu Bölgesinin bir alt bölümünü teşkil eden Van Bölümü morfolojik bakımdan üç üniteye ayrılabilir. Bunlar; Van Gölü'nü güneyden bir duvar gibi kuşatan Güneydoğu Toroslar, doğuda ortalama yükseltisi güneye nazaran daha alçak olan Van Dağları, batı ve kuzeyde ise kuzeydoğu -güneybatı doğrultusunda bir hat üzerinde yer alan volkan konileridir.
Van Gölü çevresinin dikkati çeken tarafı, az yağışlı bir bölge olmasına rağmen su bolluğunun bir ifadesi olan göller yönünden zengin oluşudur. Bunun nedeni tektonik ve volkanik faaliyetlerin oluşturduğu morfolojik yapıdır. Sayıları 10'u aşan irili ufaklı bu göllerden Van, Erçek ve Nazik Gölleri, tektonik hareketlerin hazırladığı çöküntü alanlarına yerleşmiş akarsuların önlerinin volkanik setlerle tıkanması sonucu oluşmuşlardır. Bunlardan sularını Sufresor (Yeni köprü) deresi vasıtasıyla Van Gölü'ne akıtan Nazik C7ölü'nün sulan tatlı olduğu halde birer kapalı havza teşkil eden Van ve Erçek Göllerinin suları tuzludur. Suları tatlı olan Nemrut ve Aygır Gölleri volkan kraterleri içerisinde oluşmuşlardır. Buna karşılık Arin Gö1ü (Sodalı Göl), Van Gölü'nden dar bir allüviyon seddi ile ayrılmıştır ve suları tuzludur. Havzada yer alan Turna (Keşiş), Gövelek (Ermanis) ve Sultan Gölleri gibi bir kısım göller ise Urartulardan kalma eski baraj gölleridir.
Van'da çok çeşitli toprak türlerine rastlanır. İlin doğu kesiminde kestane rengi ve kahverengi topraklar, kuzeyinde kireçsiz kahverengi topraklar geniş alanlar kaplar. İldeki başlıca toprak türleri bunlardır. Bu topraklar il topraklarının %60'mdan çoğunu oluşturmaktadır. Kireçsiz kahverengi topraklar ilin kuzeyinde dış püskürük ana kaya üzerinde gelişmiştir. Bu topraklarda fosfor oranı orta ve yüksek düzeydedir. Kireçsiz kahverengi topraklar çayır ve orman kuşakları arasında kalmaktadır. Bu topraklar 670 mm ve daha çok yağış düşen alanlarda oluşmuştur.
Doğu Anadolu, İç Anadolu ile İran arasında, büyük bir kısmı doğal orman sahasına dahil bir ada gibi yükselir. Bu durum iç Anadolu ve İran'a göre Doğu Anadolu'nun daha nemli olmasından kaynaklanır. Ormanların alt sınırı her şeyden önce nemlilik derecesine bağlıdır. Bu sınır bölgenin batısında 1100-1400 m. iken, doğusunda 1800-1900 m. ye kadar çıkmaktadır. Bölgenin başka bir özelliği de ormanların üst sınırının çok yüksek olmasıdır. Bölge batısında ormanların üst sınırı 2400 m., doğusunda ise 2800 m. kadardır...